Kız Serkanın Bekaretini Bozdum! (Hüseyin 23 Y., Kayseri)

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Merhabalar, ben Hüseyin. 23 yaşındayım ve bekarım. Askerden geldikten sonra kendime ait küçük bir market açtım ve halen de işletirim. Marketin az ilerisindeki tek katlı evde Hayriye teyze isminde dul bir kadın oturuyor. Hayriye teyzenin evlilik çağında Şehriban diye bir kızı ve Liseye giden Serkan isminde bir oğlu var. Hayriye teyze ayaklarından rahatsız olduğundan markete genelde Şehriban gelirdi alışverişe. Şehriban’la aramızda bir şey yoktu, ama Şehriban’ın götünü düşünerek hergün 31 çekerdim…

Şehriban evlenip mahalleden taşınınca, alışverişe artık Serkan gelmeye başladı. Mahallenin gençleri Serkan’a hep ‘Kız Serkan’ diye takılırlardı. Ona ‘Kız Serkan’ diye takılmayan sadece ben vardım herhalde. Bundan dolayı olsa gerek Serkan bana ısınmıştı. Alışveriş haricinde, sadece sohbet etmek için de markete gelip gitmeye başladı…

Havaların çok sıcak olduğu bir gün marketi yarım günlüğüne kapatıp, öğleden sonra kanala yüzmeye gidecektim. Tam kapıyı kilitlerken Serkan geldi. “Bir şey mi almaya gelmiştin Serkancığım?” diye sorduğumda, “Yok Hüseyin abi, öylesine geldim, sohbet ederiz diye düşünmüştüm…” dedi. Yüzmeye gideceğimi söyleyip, “İstersen sen de gel Serkancığım!” diye teklif ettim. “Ben yüzme bilmiyorum ki! Hem annem izin vermez! Annem izin verse bile Mayom yok!” dedi. “Annenle ben konuşur izin alırım. Hem benim de Mayom yok, külotla yüzeceğim! Sana yüzme de öğretirim!” dedim. “Ciddi yapar mısın?” dedi. “Tabii ki yaparım!” dedim ve birlikte evlerine gittik. Annesi evin önündeki bahçede oturmuş örgü örüyormuş, konuştum ve izin kopardım. Serkan büyük bir sevinçle, “Hazırlanıp geleyim!” diyerek eve girdi.

Hazırlanması uzun sürünce, annesinden, “Ben Serkan’a bir bakayım, nerede kaldı!” diye eve girmek için müsade isteyip, içeri girdim. Sadece bir odanın kapısı aralıktı. Galiba o da Serkan’ın odasıydı. Kapıya yaklaştığımda, Serkan çırılçıplaktı. Yatağın üzerinde birkaç tane külot vardı, sırayla külotların birini giyip aynada götüne bakıyor, külodu beğenmiyor çıkarıyor, başka bir külot giyiyor, tekrar aynaya bakıyordu. Ama Serkan’ın kaymak gibi götünü görünce ben bir tuhaf olmuştum. Ne yapıp edip sikmeliydim o götü. Sessizce uzaklaştım ordan. Koridordan, “Serkancığım, havlu da al yanına!” diye seslenip dışarı çıktım, bir sigara yakıp beklemeye başladım.

Serkan az sonra hazırlanıp geldi. Benim Panel-Van arabama atladık. Sohbet ede ede şehir dışına çıktık. Büyük kanalın olduğu yere geldik. Kanal kilometrelerce uzunluktaydı ve tarlaların arasından geçiyordu. Kanal boyunca biraz sürdüm arabayı. Tenha ve kimsenin olmadığı bir yer bulunca bir ağacın altına park ettim arabayı.

Arabadan inmeden, “Hadi Serkancığım, soyunalım!” keçiören escort dedim. Serkan mahçup bir gülümsemeyle, “Utanıyorum, önce sen soyun…” dedi. “Tamam!” deyip önce tişörtümü çıkardım. Ardından da pantolonumu çıkardım ve sadece külotla kaldım. Tabii benim yarak külodun içinde çadırı kurmuştu. “Hadi sen de soyun!” deyip Serkan’a baktığımda gözleri faltaşı gibi açılmış, yutkunarak külodumun önündeki çadıra bakıyordu. “Soyunmayacak mısın?” dediğimde kız gibi hareketlerle tişörtünü çıkardı. Yine bir kız edasıyla pantolonunu çıkardı…

Üzerimizde sadece külotlarla indik arabadan, kanala yürüdük. Suyun durgun aktığı bir kısımda ben önce girdim kanala. Serkan’a elimi uzattım, elimi tutarak o da girerken ayağı kaydı düştü suya. Hemen yakaladım tabii. Kanal okadar da derin değildi aslında, ayakta durunca su boğazımızın hızasına anca geliyordu. Ama Serkan panikle bana sımsık sarılmış, ellerini belime kenetlemişti. “Korkacak bir şey yok Serkancığım!” desem de halen sımsıkı sarılıyor, bırakmıyordu beni. Kalkık yarağım ikimizin vücudu arasında tost olmuştu. “Böyle ikimiz de dengemizi kaybedip düşeriz…” deyip, ellerini boynuma dolamasını istedim.

Ellerini boynuma dolayınca, “Bacaklarını da belime dola!” dedim. Bu halde Serkan kelimenin tam anlamıyla kucağımdaydı ve tazecik götü tam da benim Kriko gibi yarağımın üzerine denk gelmişti. “Aman düşme!” diyerek, ben de ellerimi baldırlarına attım. Baldırlarını sımsıkı tutarak, çaktırmadan götünü yarağıma bastırıyordum. Serkan farkına varmıştı olayın, ama hoşuna gitmiş olmalıydı ki, “Hüseyin abi su çok soğukmuş, suya alışana kadar biraz böyle kalalım!” dedi. Bu arada sadece külotlarımız engel oluyordu yarağımın götüne girmesine. Bu külotlardan kurtulmak lazımdı…

Bir süre öyle kaldıktan sonra, “Suya alıştıysan in kucağımdan da sana biraz yüzme öğreteyim!” dedim. Serkan, “Tamam!” diyerek önce bacaklarını belimden çekti, sonra da boynumdaki kollarını. “Korkma, su çok derin değil! Arkanı dön, sana kulaç atmayı öğreteyim!” dedim. Arkasını döndüğünde, ona farkettirmeden kendi külodumu aşağı indirdim, ayaklarıma düşürdüm. “Hadi biraz ileriye yürüyelim!” dedim. Serkan önümden yürürken külodumu ayaklarımdan kurtarıp, “Eyvah, külodum düştü, akıntıya kapıldı gidiyor, Serkan yakala külodumu!” dedim. Serkan, “Hani nerede?” deyip etrafına bakınırken, benim külot bayağı bir uzaklaşmıştı. “Boş ver, yakalayamayız artık, okadar da önemli değil! Hadi kulaç atmayı öğreteyim!” dedim.

Serkan’ın arkasına iyice yanaşıp, “Bak ellerini böyle hareket ettireceksin…” diyerek kollarından tuttum, kollarını hareket ettirmeye başladım. Bu arada da tabii yarağımı götüne iyice bastırıyordum. Bunu keçiören escort bayan birkaç kez tekrarladıktan sonra, “Şimdi sen tek başına dene! Korkma, seni tutuyorum!” deyip, kollarını bırakıp ellerimi beline indirdim. Serkan ayakta kulaç atma hareketini denerken, ben de belinden kendime doğru çekip, götüne yarağımı iyice bastırıyor, sikiyormuş gibi hareketler yapıyordum…

Baktım ki Serkan da götünü yarağıma doğru bastırmaya başladı, “Serkancığım, istersen külodunu çıkarıp kanalın kenarına koyayım da, biz suda iken kurumaya başlasın, ya değilse iki saat kurumasını beklememiz gerekecek!” dedim. İtiraz etmeden, “Tamam!” dedi. Suyun içinde Serkan’ın külodunu çıkarıp kanalın kenarındaki çalının üstüne bıraktım. Ben daha bir şey demeden Serkan götünü yarağıma dayayıp, sözde kulaç atma alıştırmalarına devam etti. Ben bu sefer belinden değil de kasıklarından tutuyor, Serkan’ı kendime çekiyordum. Yarağımın çıplak götünün yanakları arasında sürtünmesinden ve bazen yarağımın başının göt deliğine temas etmesinden aldığım zevk inanılmazdı. İkimiz de belli etmiyorduk, ama bu durum ikimizin de hoşuna gidiyordu…

“Başka bir alıştırmaya geçelim! Seni şimdi kollarımın üzerinde yüzdüreceğim!” deyip, kollarımı Forklift gibi uzattım. Göğsü sol kolumun üstüne, siki de sağ kolumun üstüne gelecek şekilde yatırdım Serkan’ı kollarımın üzerine. Kafası ve götü suyun üzerinde kalmıştı. Ben kollarımı Serkan’la birlikte sağa sola hareket ettiriyordum, o da kulaç atıyormuş gibi hareketler yapıyordu. Bu pozisyonda Serkan’ın kabak gibi götünü seyrediyordum…

Serkan, “Hüseyin abi, böyle zor oluyor, deminki gibi yapalım!” dedi. “Tamam yapalım Serkancığım!” deyip kollarımı çektiğimde, Serkan (artık gerçekten mi, yoksa numaradan mı bilmem), “Ayy, düşüyorum!” diyerek bana tutunmak isterken yarağımı tuttu. Sanki bir şey arıyormuş gibi yarağımı bırakıp taşaklarımı elledi ve gülümseyerek, “Ayy, şeyinmiş!” diyerek elini taşaklarımdan çekip, kolumu tuttu.

Ben de gülümseyerek, “Ona ‘Şey’ denmez Serkancığım, ‘Yarak’ denir! İlk defa mı bir başkasının yarağına elledin?” dediğimde, “Hı, hı!” dedi. “Hoşuna gitti mi bari?” dediğimde, “Bilmem ki, bir şey anlamadım, yanlışlıkla dokundum zaten!” dedi. “O halde doğru dürüst dokun!” diyerek elini tutup yarağıma götürdüm. Serkan yarağımı kavrayıp, “Çok kalınmış!” dedi. Sonra sanki yarağımın ölçüsünü alır gibi yarağımın gövdesinde gezindi eli ve “Çok ta büyükmüş!” dedi. Sonra taşaklarımı yokladı küçük elleri. Sonra tekrar yarağımın gövdesini… Yarağımı bırakmak istemiyor gibi bir hali vardı.

Serkan benim yarağı ellerken, ben de bir elimi onun götüne attım. Götünün yanaklarını okşayıp yoğurmaya başladım. etlik escort Serkan yarağıma 31 çektirir gibi sıvazlarken, orta parmağımı götünün deliğine sokup, aynı zamanda da dudaklarına yumuldum. Öpüşmeye başladık. Artık resmen suyun içinde ayakta sevişiyorduk. Bir süre daha öpüşüp elleştikten sonra, “Şimdi senin götün de hiç sikilmemiştir?” dedim. “Sikilmedi… Sen ilk olacaksın!” deyince, Serkan’ın sikilmek istediğini anladım. “Dönsene arkanı, deminki gibi!” dediğimde ikiletmeden döndü arkasını.

İki eliyle götünün yanaklarını ayırmasını istedim. Ayırınca yarağımın başını dayadım götünün yanakları arasına. Ama suyun içinde bir türlü sokamıyordum deliğine. Baktım olmayacak, “Çıkalım sudan!” dedim. Yardım ettim, önce Serkan çıktı, ardından da ben. Arabaya gittik. Arka kapıyı açıp içine bindik. Benim arabayı market işleri için kullandığımdan, arkada herzaman bir sürü boş koliler, kartonlar olur. Kartonları battaniye gibi serip, kapıyı kapattım.

“Hiç ağzına aldın mı?” diye sordum. “Yok, yapmadım!” deyince, “Alsana ağzına!” dedim. Sırtüstü uzandım. Serkan yan tarafımda dizlerinin üzerine çöküp, yarağımı bir eliyle tuttu ve başını ağzına aldı. Emip, yalamaya başladı. Acemice yapıyordu, ama yinede zevkliydi. Ben de bu arada elimi götüne attım, deliğini parmaklıyordum…

“Tamam, yeter, domal bakalım!” dediğimde dörtayak domaldı. Alıştırmak için iki parmağımı birleştirip daldırdım götüne. Parmaklarımla siktim bir süre. Deliğin alıştığına kanaat getirince, parmaklarımı çıkarıp, deliğine bolca tükürük bıraktım. Yarağımın başını da tükürükleyip, dayadım deliğine. “Hüseyin abi çok acıyor!” demesini duymazdan gelip birden yüklendim. Serkan’ın, “Ağhhh!” çığlığı ile dibine kadar kökledim. Kaçamasın diye de omuzlarından kendime doğru asılıyordum. Bir süre o şekilde kımıldamadan kalıp, Serkan’ın acı inlemelerinin azalmasını bekledim.

Serkan’ın ‘Ağğhhh, Uğğhhh!’ diye sızlanmaları azalınca yarağımı yarısına kadar yavaşça çekip tekrar kökledim. “Ağhhh! Hüseyin abi yapma, çok acıyor!” deyince, “İlk olduğu için acıyacak tabii, ama merak etme, birazdan alışırsın!” deyip yavaştan sikmeye başladım. Birkaç dakika sonra deliği iyice genişleyince, “Bak alıştın bile!” deyip hızlı hızlı pompalama aşamasına geçtim…

Serkan’ın götünü 15-20 dakika kadar siktikten sonra artık boşalmak üzereydim. Durup, “Hiç boşalan yarak gördün mü?” diye sordum. “Yok, görmedim!” deyince, yarağımı götünden çıkarıp, “Sırtüstü yat!” dedim. Sırtüstü yatınca, bacaklarını omzuma alıp, yeniden soktum götüne. Birkaç pompalamadan sonra yarağımı götünden çıkarmamla birlikte döllerim Serkan’ın göbeğine ve göğsüne fışkırdı. Serkan gözünü kırpmadan boşalmam bitene kadar seyretti…

Biraz dinlendikten sonra Serkan’ın eli yeniden yarağıma gitti. O gün arabanın arkasında Serkan’ı iki kere daha siktim. Sonraki günlerde ise marketin arka tarafındaki depoya aldığım Çekyat sikişme yerimiz olmuştu 🙂

[Hüseyin]

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir