Farklı Fantezilere Yelken Açan Evlilik -8- Masaj

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Farklı Fantezilere Yelken Açan Evlilik -8- Masaj
Mutfak işler bitmiş ve biz salonda karşılıklı oturmuş enerji içeceklerimizi yudumluyorduk. Soğuk içecek boğazımdan aşağı inerken hoş bir tat bırakıyordu. Gece erkenden uykumuzun gelmesini istemezdik…

Galip o eski günleri özlemişti. O belki size basit gelen heyecanları özlemişti. Paraya, harika bir eşe, güce ve huzura sahip bu adama gıpta ile bakıyordum. Galip evliliğini anlatmaya devam ediyordu. En azından Gökçe denizden gelene kadar işimiz yoktu sonuçta.

Galip:

Bir gün eve gelip kapıyı çaldığımda Gökçe kapıyı açmakta gecikti. Anahtarımı çıkartmış kapı deliğine hamle yaparken kapı açıldı. Karşımda Gökçe bitkin bir ifadeyle bana bakıyordu, hızlıca sarılıp salona döndü. Salonda masanın üstünde laptop vardı ve Gökçe karşısına oturup kulaklığı takmıştı bile.

-Anlıyorum Mustafa bey. Ancak o güne yetişmesi zor gözüküyor.
-…
-Takvimden bakmam lazım. Bir saniye.

Anlaşılan yine gün içinde ulaşamadığı müşterileriyle konuşuyordu. Görüntülü görüşme bana chat odasında yaşadığımız o harika geceyi hatırlatmıştı. Neden tekrarlamadığımızı düşünüp hayıflandım. O an aklıma dahiyane bir fikir geldi. Gökçe’nin meraklı ve gergin bakışlarına aldırmadan üstümü ve altımı tamamen çıkartıp çırılçıplak kaldım karşısında ve kendimi okşamaya başladım. Gökçe bir bilgisayar ekranından müşterisine, bir bana bakıyordu. Biraz kızmış bile olabilirdi bana ama umurumda değildi. Karşısına bir sandalye çekip oturdum. Kaçamak bakışlarla gözü sertleşmiş penisime kayıyordu.

-Yok 27 erken olur, o hafta bitmez. Onu 39 yapalım.
-…
-Yani 29 yapalım diyecektim. Pardon Mustafa bey.
-…
-Hangi tema demiştiniz, duyamadım?

Gökçe zaten oldukça yorulmuştu, üstüne ben dikkatini dağıtıyordum. Bu yaptığım yaramazlık oldukça hoşuma gittiği için biraz daha fazlasını yapmak için masanın altına girdim. Yine eşim bir şekilde başka bir erkekle görüntülü konuşuyor ve ben yine masanın altındaydım… Gökçe’nin giydiği kot pantolonunu çıkartırken zorlandım. Gökçe en başlarda izin vermeye yanaşmadı ve zorluk bile çıkarttı. Konuşması bölünüyor, dudaklarından saçma şeyler çıkıyor ve her seferinde özür dilemek zorunda kalıyordu karşısında konuşan adamdan. Ama ben pes etmeye niyetli değildim. Pantolonu ve aynı anda iç çamaşırını çıkarttığımda artık vajinası önümdeydi. Engelleri bir bir aşmış ve hazineye ulaşmıştım. Hazineye dokunmadan önce Gökçe’nin kasıklarında dilimle ufak bir gezintiye çıktım. Biraz yukarıda konuşulan konulardan ve tüm zamandan kendimi soyutladım ve sadece haz almaya ve zevk vermeye odaklandım. İyi sevişmenin tek formülü vardır; içgüdülerini dinlemek. İçgüdülerimi dinleyerek bir süre Gökçe’nin olaya alışmasını sağladım. Artık o da daha sakin bir şekilde konuşmaya başlayınca hazineye artık dokunabileceğimi anladım. Karşındaki insan gergin haldeyken sevişmek biraz zoraki olur sonuçta…

Dilimle yine vajina dudaklarına dokunmamaya dikkat eder halde dairesel şekilde yalamaya başladım. Her seferinde daireler biraz daha küçülüyordu, nihayet dilim klitorisine geldiğinde eşimin bacakları titredi. Daireler çizmeyi bıraktım ve çok bastırmadan dilimle klitoris üzerinde gezinmeye başladım. Gökçe’nin nefes alıp vermesi biraz olsun hızlanmış, bacaklarıyla daha fazlası için başıma baskı yapıyordu. Bu oyundan karlı çıkacaktık.

Nihayet bu kadar soft olmayı bıraktım ve dilimi aşağıya kaydırıp vajinanın dudaklarını aralayarak içine soktum. Gökçe’nin konuşmaları bitmeden bunu bitirmek istiyordum. Dilimi seri hareketlerle içine girip çıkarttıktan sonra tekrar klitorisine kaydırdım. Dilimle sert ve oval hareketlerle klitorisini yalarken işaret ve orta parmağımı birleştirip vajinasının içine sokmaya başladım. Gökçe iyice hareketlenmişti. Tuzlu teninin tadının keyfini ve içine düştüğü durumun hazzını tüm hücrelerime kadar hissettim, onunda aynı şeyleri hissettiğine neredeyse emindim.

-Görüşmek üzere, sağolun…

Görüşme bitmişti. Gökçe ellerini başıma bastırıp derin bir ‘ohhh’ diyebildi sadece.

-Sen…. Çok çılgınsın… Galipp…

Biraz daha hızlandım ve işlem tamamdı… Gökçe boşalmaya başlamıştı, parmaklarımla dilimi yer değiştirdim. Boşalırken içinden gelen o sıvının tadına tekrar tekrar bakmak için dilimi zorluyor, gidebildiği kadar derine götürüyordum ve parmaklarımla klitorisine masaj yapıyordum…

Gökçe tamamen rahatlayınca kalkıp yanına oturdum. Gülümsüyordu. Yorgun dudaklarını boynuma getirip bir buse kondurdu.

-Yarın için sana bir sürprizim var.
-Neymiş o?
-Azıcık dinlenmen için bir şeyler ayarladım diyelim.
-Meraklandım şimdi.
-Ağzımdan tek kelime alamazsın.

O gece bitmek bilmedi. Gece rüyamda çok renkli şeyler gördüm. Yarın yapacaklarım için kendime inanamıyordum. Sabahı zor etmiştim.

Ertesi gün güzel bir kahvaltı sonrası Gökçe’ye gidip sıcak bir duş almasını söyledim, soru sormamasını tembihledim. Gökçe heyecan ve merakla gidip duşunu aldı. Saat 11:00 e yaklaşırken Gökçe’yi karşıma oturttum, üstünde bornozu vardı.

-Sana sürprizimden bahsetmenin zamanı geldi.
-Meraktan öldüreceksin.
-Vallaha yaptım bir şeyler ama ben bile kendime inanamıyorum.
-Galip ne yaptın, söyler misin?
-Benim şu salak asistanımla geçen öğlen beraber yemek yerken bildiği iyi kaplıca olup olmadığını sordum, seninle ufak bir kaçamağa ihtiyacımız olduğunu çünkü çok yorulduğumuzu falan söyledim. Kız bana bir yerden bahsetti. Ama tabi konuştukça konuştu. Kaplıcadan konu saunaya ve en sonunda masaja geldi. Bildiği bir masaj ekibi varmış, yok çok rahatlatıcıymış, eve bile geliyorlarmış. Bende kendim için aslında masaja ihtiyacım olduğunu söyledim ve bel fıtığım var diye yalan attım. Salonun ismini aldım. Bir mail adresinden mail attım, kadın gibi konuştum. Ve evet, birazdan buraya erkek bir masör gelecek… Senin için…
-Ciddi olmazsın. Off. Şuna bak, kalbim çok hızlı atıyor. Ne yaptın sen, inanamıyorum. İnsan haber verir. Offf. Sıcak bastı.
-Sıcak basması gayet normal. Fazlası değil, adam sadece masaj yapıp gidecek. Hiç bu kadarına cesaret edeceğim aklıma gelmezdi. Endişelerim var hala.
-Birde bana sor sen… Bir şey olmaz değil mi?
-Adamlar güvenilir, merak etme sen.
-Ayyy… Nasıl olacak, nerede olacak şimdi. Ne yapmam lazım… Beynim durdu tamamen şu anda!
-Sadece şunu giy ve yatak odasına gidip uzan adam geldiğinde. Bornozunu çıkartma. Onlar dedi öncesinden sıcak duş alın diye zaten.
-Bu neymiş böyle…

Ona verdiğim paketi açtı. İçinde siyah bir string külot vardı. Bu külot kendiliğinden titreşimli, ufak bir vibratöre sahipti. Ağ yerine monte edilmiş bu vibratör uzaktan kontrol edilebiliyordu. Kumanda bende olacaktı. Tüm bunları Gökçe’ye anlattım. Gökçe bana inanamıyor, gözleri fal taşı gibi açık halde bir bana bir elinde tuttuğu iç çamaşırına bakıyordu. Ne diyeceğini bilemedi… Bu ikimiz içinde çok mu fazla diye düşündüm o an. Ama denemeden bilemezdik. Konuşmadan Gökçe iç çamaşırını giydi ve tekrar oturdu, ilk kez bir fantezi oyuncağı kullanacaktı.

-Çok garip hissettirdi bu.
-Tahmin edebiliyorum. Bende çok garip hissediyorum. Bakalım çalışması nasıl.

Elime aldığım kumandadan önce şiddet ayarını orta yaptım ve titreşim tuşuna bastım Gökçe’den bir inilti yükseldi.

-Bu çok garipmiş… Ouvvv…

Gökçe’yi tutup odaya götürdüm. Dolabın üstüne koyduğum telefonu gösterdim.

-Tüm her şey olup biterken ben küçük oturma odasında bekleyeceğim. Adamın haberi olmayacak. Kumanda bende kalacak. Yarım saatlik bir seans aldım. Adam mail üzerinden seninle konuştuğunu zannediyor olacak, dikkat et.PArsaı vs ödendi.
-Galip birisinin bana hoş bir masaj yapması bile çok… Çok farklı… Birde iç çamaşırı olayı var. Bu da yetmez gibi telefondan beni izleyeceksin. Emin miyiz acaba?
-Her an kararımdan vazgeçebilirim gibi hissediyorum. Ama merak ediyorum aynı zamanda. Deneyip görmek mi en iyisi bilemiyorum.

O an kapı zili çaldı. Apartmanın girişine gelmişti bile. O an heyecan içinde ne yapacağımızı bilemez halde bakıştık. Gökçe’ye gidip kapıyı açmasını söyledim. Kapı tekrar çaldı. Gökçe gidip otomata bastı ve sırtını kapıya dayayıp yüzüme baktı.

-Üstüme ne giyeceğim, sütyen mi, yoksa havlu mu koyacağım? Altım böyle mi kalacak yoksa şort vs giyeyim mi? Çabuk söyle, gelir şimdi adam!
-Külot dışında bir şey giymeyeceksin. İyi eğlenceler…
-Dur gitme. Galip!

Heyecandan terlediğimi ve titrediğimi hissediyordum. Cevap vermeden odaya gidip kapıyı kapattım. Bilgisayardan ekran kayıt özelliğini açıp kendi odamı izlemeye başladım. Biraz geçmişti ki kapı tekrar, bu sefer yukarıdan çalındı. Artık vazgeçmek için çok geç diye düşünüp derin bir nefes aldım ve yerimden kalkmamak için tüm irademi zorladım.

Kapı açıldı. Bir adam güçlü ve yüksek denilebilecek bir sesle kendini tanıttı. Gökçe’nin sesi çok kısıktı, ne dediğini duyamamıştım. Biraz vakit geçtikten sonra kapı tekrar kapandı ve koridorda ayak sesleri işitildi. Gökçe;

-Buyurun, bu oda.

dedi ve biraz sonra önce masör, sonra Gökçe kameranın görüşüne girdiler. Gökçe oldukça sıkılıp, utanmış gibi gözüküyordu. Başı yere eğikti ve ne yapacağını bilemez halde ayakta dikiliyordu. Ellerini nereye koyacağını bilmez haldeydi, başını oynatmaya, bir şey söylemeye çalışıyordu güzel karım. Masör yanında taşıdığı büyük çantayı açtı ve içinden bir şeyler çıkartmaya başladı. Karım hala ayakta bekliyordu, üstünde sadece bornozu vardı.

-Uzanmak ister misiniz hanımefendi?
-Tabi, şey. Nasıl yapayım… Şöyle mi…
-Biraz gerginsiniz galiba?
-Evet. İyi bir fikir gibi gelmişti en başta ama biraz utandım şimdi galiba. Sizinle alakası yok, özür dilerim.
-Çok normal. Lütfen rahatlayın ama. Ben profesyonel bir masörüm ve sizi rahatsız edecek hiç bir şey yapmayacağımdan emin olabilirsiniz. Eğer istemezseniz burada bitirebiliriz, müşterimin rahatsız hissetmesi isteyeceğim en son şeydir. Ya da dilerseniz size yardımcı olayım, rahatlatayım. Bir doktor gibi düşünün beni, ilgilendiğim tek şey sizin rahatlığınız.
-Çok anlayışlısınız. Sağolun.
-Gelin lütfen yatağın yanına. Çok güzel, şimdi sırtınızı bana dönün. İçinizde çamaşırınız var mı yoksa ben havlu bırakıp dışarı çıkayım ve siz hazır olunca mı geleyim?
-Var.
-Tamam. Sırtınız dönük kalırken siz ben bornozunuzu çıkartayım dilerseniz.
-…

Adam sırtı dönük eşimin omuzlarından tutup yavaşça bornozu çıkartmaya başladı. Muhtemelen masörü bir seks objesi olarak gören, kendini teşhir etmeye çalışan nice insan görmüştü, alışık olmalıydı…

Yavaşça bornozundan kutulan Gökçe’nin eli memelerine gitti, kapatmaya çalışıyordu. Masör Gökçe’yi sırtından tutup yüz üstü bir şekilde yatması için yönlendirdi. Güzel karım itaat etti… Şimdi bacakları kapalı, birbirine bitişik bir şekilde, elleri hala göğüslerinde yüz üstü yatıyordu. Altında kalçalarının arasında neredeyse kaybolan külotuyla beraber oldukça tahrik edici gözüküyordu. Ben ise yan odada çoktan kendimi tatmin etmeye başlamıştım bile…

Masör adam aslında oldukça ilgi çekici bir adamdı. Abartılı olmayan kaslı kolları ve kısa kesim saçlarıyla bir masörden çok bir jigoloya benziyordu. Orta yaşını biraz aşmış bu masörün başka ne tür hizmetler verdiğini merak etmiştim… Adam çantasından çıkardığı 2 şişeyi yatağın dibine koydu. Bu şişelerden birisinden bir sıvıyı eşimin sırtında hafifçe gezdirdi. Sonra aynı sıvıyı ellerine boca etti ve eğilerek (yatak normal masaj masasından kısaydı sonuçta) eşimin sırtına masaj yapmaya başladı. Kameradan görmek zordu ama Gökçe’nin o an hangi kaslarının çalıştığını, nasıl irkildiğini adım gibi biliyordum. Elim bu sırada kumandaya gitti ve en düşük şiddette titreşimi açtım… Gökçe huzursuzca yerinde kıpırdandı.

-Rahat mısınız?
-Evet, rahatım.

Hala bacakları kapalıydı ve elleriyle göğüslerini örtüyordu. Adam ise sırtını yavaşça yoğuruyor, parmaklarının geçtiği her yeri eminim rahatlatıyordu. Ben olanları büyük bir heyecanla izliyordum. Adamın elleri yavaşça Gökçe’nin beline doğru iniyordu. Ona arkasından hafifçe sürtünen resepsiyonist veya sütyen kopçasıyla cebelleşen kabin görevlisi nerede kalıyordu, neredeyse çıplak olan karıma bir erkeğin yatağımızda masaj yapması nerede… Bu o zamana kadar yaşadığım en tahrik edici andı, Gökçe her ne kadar gergin olsa bile eminim tahrik oluyordu ve daha fazlası için içten bir istek duyuyordu. Bu adam ellerini bu kadar iyi kullanıyorsa sekste nasıldı acaba? Adamın elleri eşimin külotunun sınırına kadar gelmişti, masaj yapmaya devam ediyordu. Bir süre sonra ellerini çekti, tekrar yağladı ve ayak bileklerine geçti… Hafifçe ayak bileğinden çekiştirerek bacaklarını aralamıştı adam şimdi, gördüğü manzara eminim onunda çok hoşuna gidiyordu. Ayak bileğinden başlayarak dizlerine kadar güzelce masaj yaptıktan sonra diğer ayak bileğine geçti. Gökçe o sırada dikkatli bir şekilde ellerini serbest bıraktı. Göğüsleri yatağa gömüldüğü için tamamı gözükmüyordu elbette ama gördüğüm ve adamın gördüğü kısımlar eminim evde bulunan herkese yetiyordu. Ellerini yanlarında birleştirdi biricik eşim, artık kendini iyice bırakmıştı, kendini tam anlamıyla teslim etmesi çok zaman almayacaktı.

Adam diğer bacağının diz kısmına geldikten sonra tekrar elini o sıvıyı döküp ovuşturdu. Sıra tekrar omuzlardaydı. Net göremiyordum ama omuzlardan inan elleri karımın göğüslerinin yanlarda açık kalan kısımlarına kadar geliyordu çünkü adam eşimin kollarını tutup hafifçe yanlara doğru açmıştı. Elime tekrar kumandayı aldım ve şiddeti orta kademeye getirdim. Gökçe’nin vajinasında titreşen, baş parmağımdan biraz daha uzun ve daha kalın bir vibratör varken o bir sunakta kurban edilmeyi bekleyen eski zaman bakireleri gibiydi; kendisini masöre teslim etmişti. Ben ise yan odada, bir ekrandan karımı ve masörü izliyordum. İlk kez ona bir erkek bu kadar yakındı, ilk kez bir erkek onu böyle çıplak görüyordu, ona dokunuyordu… Boşalmaya başlayacağım için hazır tuttuğum peçeteleri aceleyle ayarladım. Kasıklarımdan gelen titreme tüm vücudumu sarmıştı… Ekrana kilitlenmiş bir şekilde uzunca boşaltım…

Boşalma sonrası o hoş sarhoşluk bitene kadar sadece kendimi sıvazlayıp, ekrana baktım. Adam omuz ve göğüs bölgesinde yoğunlaşmıştı. Arada bir kollarına masaj yapıyordu, acaba o sırada göğüslerine dokunuyor mu diye bir merak içimi kaplamıştı. Ekrandan her şey görünmüyordu maalesef.

-Biraz daha iyi misiniz?
-Kesinlikle.
-Bacağınızın üst kısmına masaj yapacağım şimdi. Sizin için bu problem olur mu?

Gökçe bacaklarını iyice açtı. ‘İç çamaşırının gözden kaybolduğu o ağ yeri ne güzel gözüküyordur şimdi’ diye bir düşünce beni tekrar heyecanlandırdı.

Adam ellerine tekrar sıvıyı boca etti. Dizlerinden başlayarak yukarı doğru çıkmaya başladı. Yavaş yavaş ilerliyor ve adamın elleri Gökçe’min kasıklarına yaklaştıkça beni daha çok heyecan basıyordu. Gökçe muhtemelen iyice tahrik olmuştu, içinde titreşen vibratör ve elleri sürekli kasıklarına yaklaşan masörün verdiği o haz ile kıpırdanmaya başlamıştı.

-İyi misiniz?
-İyiyim. Çok iyiyim. Devam… Devam edin siz lütfen..

Adam nihayet kasıklara gelmişti. Oralara masaj yapmaya başladı. Parmakları ne kadar ileri gidiyor göremiyordum. Ama bir sağ bacağını, bir sol bacağını resmen yoğuruyor, karımın en özel noktalarına belki dokunuyordu. Adam Gökçe’nin baldırlarını iyice yoğurduktan sonra ellerini bir bezle sildi.

-Üşüdünüz mü?
-Nasıl?
-Titriyordunuz o yüzden sordum…
-İyiyim… Sadece biraz galiba. Şey oldum… Heyecan.
-Anlıyorum. Çok az kaldı.

Saate baktım. Yarım saat neredeyse dolmuştu. Ben yarım saatlik bir seans almıştım, sadece sırt bölgesi, bacaklar diye anlaşmıştım. Heyecanla bu son dakikaların keyfini çıkartmak için tekrar ekrana odaklandım. Adam sildiği eline çıkarttığı diğer sıvıdan bolca döküp üstten bir şekilde Gökçe’yi okşamaya başlamıştı. Önce omuzlarını okşadı, sonra beline indi, İç çamaşırı çizgisini birazcık geçti, kalçalarına dokunmuştu… Sonra eline tekrar şişeyi aldı. Gökçe’nin omuz arasından kalçalarının üstüne kadar sıvıyı boca etti. Ben o sırada titreşimi sona getirdim… Gökçe ona başka bir erkek dokunurken boşalsın istiyordum. Dilediğim olacak gibiydi, Gökçe iyice kıpırdanmaya başlamıştı.

Adam sıvıyı bacaklarına aynı şekilde döktü ve ovmaya , okşamaya devam etti. Bacaklarını, omuzlarını, göğüslerinin kenarını ve sırtını iyice okşar gibi ovdu. En sonuna elinin ters kısmıyla kalçaların üstünde biraz gezindiğinde Gökçe iyice kıpırdanmaya, dizlerinin pozisyonunu değiştirmeye başladı. Yerinde duramıyordu.
Adam elini Gökçe’nin baldırına koymuş, yavaşça okşarken dönüp;

-Bitti bile hanımefendi. İyi misiniz?
-Evet…

Sesi zorlukla çıkmıştı karımın. Adam;

-Biraz böyle kalın lütfen, ben kendim çıkarım. Memnun kaldığınızı umut ediyorum.
-…

Gökçe cevap verememişti. Orada histerik kasılmalar içinde kıvranıyordu. Adam hızlıca eşyalarını topladı ve kapıya yöneldi. Gökçe’nin sesi bana fısıltı halinde geldi, ne dediğini anlayamadım. Adam başını memnuniyetle sallayıp odadan çıktı, koridorda adımlarını duydum. Kapı açıldı ve kapandı; masör gitmişti… Bir hışımla odadan çıktım. Hala yüz üstü yatan Gökçe’yi iyice izledim. Hala hafif hafif titriyordu. Harika gözüküyordu. Üstümdeki kıyafetleri çıkarttım ve o halde yatan karımın üstüne çıktım. Elim vajinasını arıyordu ki kıç deliğine denk geldi. Kalçalarına dökülen sıvı (yağ olduğunu ancak anladım) burayı iyice kaygan bir hale getirmişti. Doğrulup kıçının deliğine bir bakış attım; kalçalarından aşağı doğru akan yağlar kıç deliğini resmen değerli bir taş gibi parlatmıştı. Daha fazla dayanamayacağımı anladım. Külotunun kıçını kapatan kısmı kenara çekiştirdim, penisimi doğrultup kıçına soktum, rahatça girmişti bile… Vibratörün yaydığı titreşimleri hissediyordum. Gökçe zayıf bir sesle inliyordu. Kıçının içine tüm gücümle girip çıkarken yaşadıklarımızı düşünüyordum. Biraz önce o odada bir adam vardı ve karımı okşuyordu resmen!

İşim bittiğinde penisimi kıçından çıkarmadan biraz daha üstünde yattım karımın. Sarsılarak boşalmış ve içini doldurmuştum…

-Sen… Çılgın bir adamsın… Çılgın bir adam…

Dudaklarından bunlar döküldü. Biraz daha o pozisyonda yatıp sonrasında Gökçe’yi kaldırdım. Hala dizleri titriyordu, ayakta durmakta zorlanıyordu. Destek alarak tuvalete gitti. Ben telefonu yerinden alıp kaydı kapattım. Etrafı toplayıp üstüme rahat bir şeyler giydim. Gökçe geldiğinde iç çamaşırı üstünde yoktu. Yorgunluğu belli oluyordu. Yatağın üzerinde duran bornozu giyinip yanıma kıvrıldı. Öğlen saatleriydi ve biz yorgunluktan uyuyakalmıştık yan yana. Artık ben ‘çılgın bir koca’ydım.

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir