Babacık…

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babacık…
Bir süredir yaşça benden genç biriyle sürekliliği olabilecek bir ilişki yaşamayı hayal ediyordum. Tam da aradığım gibi bir genç adama, öğle tatilinde uğradığım sandviç dükkanında rastladım. Kadir, uzun kirpikli güzel gözlere sahip, esmer ve uzun boylu kibar bir gençti, bıyıkları daha yeni çıkıyordu ve hiçbir cinsel deneyimi olmadığı her halinden belliydi. Yaz tatili süresince benden belki birkaç yaş küçük olan babasının dükkanında garsonluk yaparak okul harçlığını çıkarmaya çalışıyordu. Çalışkan ve enerjik bir gençti ama ne kadar özveriyle çalışsa da babasını pek memnun edemiyordu. Babası çoğu zaman müşterilerin önünde bile ona bağırarak emirler yağdırıyor, azarlayıp duruyordu. Kadir bu durumdan memnun olmasa da buna mecburdu ve babasından sanki nefret ettiğini gözlerinden okuyabiliyordum.

Dükkanlarına uğradığım zamanlarda onunla kısa kısa günlük sohbetler etmeye başlamıştım, onun hakkında bir şeyler öğreniyordum böylece. Bazı zamanlarda ofisime sandviç sipariş veriyordum ve siparişlerimi hep Kadir getiriyordu. Bu şekilde de daha uzun sohbet etme şansımız oluyordu. Bir Cuma akşamı siparişimi getirdiğinde ona o gece sinemaya iki biletim olduğunu ve beraber gidecek kimseyi bulamadığını söyledim. Kadir’in süper karaman filmlerini sevdiğini öğrenmiştim ve bana hayır demeyeceğine emindim. Hiç tereddüt etmeden “Tamam gelirim Murat abi”, dedi. O gece ve sonra iş çıkışı başka günlerde de onun sevdiği aksiyon filmlerine gittik.

Bir keresinde sinema gişesinde bilet alırken “Bana ve oğluma iki bilet” demiştim, bu çok hoşuna gitmişti. Babasıyla ortak hiçbir ilgi alanı olmadığını, beraber hiçbir şey yapamadıklarını anlatmıştı o akşam bana. Sonra bana evli olup olmadığımı sordu. Daha sonra da “Keşke siz benim babam olsaydınız Murat abi”, dedi. “Çok isterdim”, diye karşılık verdim, “Senin gibi bir oğlum olması beni mutlu ederdi”, dediğimde gözlerinin içine bakmıştım ve o da aniden utanarak konuyu değiştirmişti. Ona istediği bir haftasonu evimde kalabileceğini, böylece daha çok beraber vakit geçirebileceğimizi söyledim. Babasının annesiyle şehir dışında bir kutlamaya katılmaya gittiği haftasonu Kadir ilk defa bende kalacaktı. Cuma gecesinden itibaren Pazar öğleden sonrasına kadar birlikte olacaktık.

Cuma günü akşam beraber sevdiği yemekleri yaptık, geç vakte kadar film izledik, bilgisayar oyunları filan oynadık. Bir ara kalkıp duşa girdim, o sırada bilgisayarımı kurcalamış olacak ki bana “Murat abi, senin kız arkadaşın yok mu?”, diye sordu durup dururken. “Yok”, dedim sadece. Neden diye sormadı ama bilgisayarımda bir şeyler gördüğüne emindim. Umursamadım. O durumda normalde tedirgin olması gerekirken daha rahat olduğu için benim çift kişilik yatağımda film izliyorduk. Kadir’in bana daha da sokulduğunu hissediyordum. Zaman zaman filmi izlemeyi bırakıp yüzüme bakıyor ve iç geçiriyordu. Film bittikten sonra, “Artık yatalım geç oldu”, dediğimde bana sarıldı, iyi geceler diledi.

Yüzünü avuçlarımın arasına alıp gözlerinden öptüğümde dudaklarını öpeceğimi sanmışçasına dudaklarını uzatır gibi yaptı. Çok tatlı görünüyordu. “Bu gece yanımda yatsana… Yatağım yeterince büyük, koltuk çok rahatsız çünkü”, dediğimde de hemen kabul etti. Kadir uyumak için sırtını bana döndü ve sanki hemen uyumuş gibiydi. Işıkları kapattıktan bir süre sonra sırtını göğsüme yasladı. Küçük yuvarlak poposu da kucağımdaydı. Aniden ereksiyon oldum. Kadir’in poposunu sertleşmiş organıma bastırdığını hissediyordum. Artık hiçbir şüphem yoktu beni istediğinden. Sarıldım, boynundan öptüm. Hızla nefes alıp veriyordu. Elimi bacaklarının arasına götürdüğümde onun da sertleştiğini hissettim.

“Ne yapalım?… Çok azdık ikimiz de be abi”, dedi usulca. Elini tutup donumdan çıkardığım penisime koydum. “Offf çok büyük bu…”, dedi ve ben daha hiçbir şey söylemeden dönüp kafasını ağzına aldı. Bir eliyle taşaklarımı avuçlarken önceleri tedirgince emiyordu kafasını. “Hiç yaptın mı daha önce bunu?” diye sordum. “Hayır, ilk defa yapıyorum. Başka birinin sikini sadece pornolarda görmüştüm. Senin bilgisayarında da gay pornolar var ya öyle…”, dedi. Hoşuna gidip gitmediğini sorduğumda, “Değişik bir tadı var ama özellikle kokun çok hoşuma gidiyor”, dedi. O emerken ben de ona mastürbasyon yapıyordum.

Öyle tatlı emiyordu ki boşalmamak için kendimi zor tutuyordum. On dakika sonra “Boşalıcam…”, dememe kalmadı ağzındayken fışkırtmaya başladım. Penisimi ağzından çıkarmadan ard arda yutkunduğunu hissediyordum. Bir yandan spermlerimi yutarken inleyerek boşalmaya başladı Kadir de. İştahla bir süre daha sikimi emdikten sonra kollarımın arasına uzanıp “Çok nefisti tadı, tıpkı hayal ettiğim gibiydi babacım”, dedi. İlk kez bana babacım demişti. Islak dudaklarından ilk kez öptüm. Uzun zaman sonra biriyle sarılarak uyudum.

Sabah uyandığımızda ikimiz de hala doymamıştık. Bir eli hala sikimdeydi ve ben de poposunu okşuyordum. Göğsümden başlayıp öperek kasıklarıma indi, yeniden ağzına almıştı ve kahvaltıdan önce beni bir posta daha boşalttı. Güne bu şekilde uyandırılmak harikaydı. Ona bir süredir onun gibi birini aradığımı söyledim sevişirken. “Sanırım sana aşık oldum Murat abi”, dedi. Güldüm. “Abi demesen artık, istersen babacım diyebilirsin”, dedim ben de. “Seni ikinci bir baban gibi ve hak ettiğin şekilde seveceğim. Tabi fantezi olarak…”. Yiyecek bir şeyler atıştırdıktan sonra yatakta sarmaş dolaş uzanıp seviştik bol bol.

Kadir, bana sarılıp kıllı göğsüme yüzünü sürüyor, öpüyor, kokluyordu sürekli. O haftasonu sadece oral sex yaptık karşılıklı olarak ve ikimiz de taşaklarımızdaki son damlaya kadar boşalmıştık. Kadir tek bir damlasını ziyan etmeden sikimden akan her damlayı yutuyordu. Onu yaşam enerjimle beslemek hoşuma gitmişti. “Oral seksi neden çok sever erkekler?”, diye sordu. İçinde bana ait yaşayan bir parçanın olması, sonsuza dek onun bedeninin bir parçası haline geleceği düşüncesinin hoşuma gittiğini söyledim ona. “Beni hep severek besleyecek misin bu tatlı sütünle babacım?”, diye sordu gözlerimin içine bakarak. “Oğlum, aşkım, yakışıklım, seni hep seveceğim ve besleyeceğim. Vücudun benim tapınağım olacak”, dedim. Pazar günü birbirimizden zor ayrıldık. O gittikten sonra bile hala o tatlı dudaklarının sikimin başını emdiğini hissedebiliyordum.

Kadir’in babasını şüphelendirmemek için sadece mesajlaşıyorduk, sadece o bana yazdığı zamanlarda. Bazen öyle mesajlar atıyordu ki, kendimi ofis tuvaletine kapatıp otuzbir çekerek boşalıyordum rahatlamak için. “Tatlı babacım seninle sevişmek çok güzeldi, şu anda o kocaman sikine ve onun tatlı sütüne çok acıktım”, gibi mesajlar attığında aniden ereksiyon oluyordum. O da bana evde otuzbir çekerken çektiği resimlerini atıyordu. Kalçalarını elleriyle ayırarak daha önce hiçbir sikin değmediği daracık deliğini gösteriyordu bana.

“Bana hep benim gibi birini aradığını söylediğinden beri sana aşığım. Spermlerini sürekli içimde istiyorum. Kendi sikimi seninkiymiş gibi düşünüyorum ve boşaldığımda kendi spermlerimi yiyorum avucumdan babacım. Sana sarılmak ve her yerini öpmek istiyorum. O koyu krema gibi tatlı baba sütüne acıktım. Sadece benim olmanı istiyorum. Keşke seninle aynı evde yaşasaydık, akşam eve dönmeni bekler, yorgunluktan uyuya kalana dek sevişirdim seninle. İşten eve döndüğünde beni kucaklayıp yatağına taşımanı isterdim her akşam. Tek düşüncem senin o tatlı sütüne doymak babacım…”, şeklinde uzun mesajlar da atıyordu. Ben de ona cevap veriyordum: “Beni bu kadar heyecan duyarak istemen çok güzel. Ben de sadece ve sadece seni düşünüyorum. Senin mesajlarını okuduğumda sertleşiyor sikim, ofiste kameralar olmasa gün içinde de beslerdim seni o acıktığın tatlı süte aşkım, benim yakışıklı ve seksi oğlum. Şu anda masamın altında olsan, ağzını güzelce doldursam. Sonra ben de seni kucağıma oturtup kasıklarını emsem bebeğim. Ben de her yerini öpmek, seni dilimle dudaklarımla şımartmak istiyorum.”

Kadir babası evde olduğu sürece akşam çok geç saate kadar kalamıyordu. Ama bana geldiği akşamlar eli sürekli sikimin üzerinde oluyordu. Bir keresinde sinemadan sonra taksiyle onu eve bırakırken pantolonumun üzerinden tutup okşamıştı, kulağıma eğilip “Bunun tek sahibi benim değil mi babacım, hiç utanmıyorum artık sana böyle dokunmaktan çünkü benimsin”, demişti. Ben de onu kulağına, “Baban olarak bana istediğin her zaman dokunabilmen için izin veriyorum sana”, demiştim. Artık neredeyse onu her düşündüğüm an boşalmak istiyordum.

Ofiste çoğu zaman pantolonumun önünde bir kabarıklıkla dolaşıyordum, neyse ki ofiste sadece erkekler çalışıyordu ve hiçbirinin umurunda bile değildi. Bazı günler ofiste kimse yokken sandviç getirme bahanesiyle işyerine gelip ofis tuvaletinde pantolunumu indirip beni hızlıca boşaltıyordu Kadir. Bir gün az kalsın basılıyorduk. Ofiste unuttuğu bir evrakı almaya gelen iş arkadaşım beni odamda göremeyince tuvalete gelip, “Ne oldu lan, motoru mu bozdun?”, dediği sırada Kadir, beraber girdiğimiz kabinde beni emmeye devam ediyordu. İş arkadaşımla konuşurken bir yandan da emilmek değişik bir heyecandı. Neyse ki iş arkadaşım unuttuğu evrakı alıp hemen ofisten ayrıldı. Az sonra Kadir gülümseyerek ağzını açmış bana ne kadar çok boşaldığımı gösteriyordu. O günden sonra tekrar ofiste buluşmadık çünkü bu ikimiz için de riskliydi.

Bir haftasonu yine bende kalabileceğini söylediğinde benden eğer evde yoksa prezervatif almamı da istemişti. “Babacım sikini emerken, senin o lezzetli kremanı yutarken deliğim sulanıyor, artık seni içime almak istiyorum. Bu haftasonu senin için hazır olacağım.”, diye mesaj atmıştı. Evde prezervatif de kayganlaştırıcı da vardı. Cuma’dan Cumartesi akşamına kadar kalabilecekti. Cuma akşamı buluştuğumuzda ben ondan daha çok heyecanlıydım. Gözlerinin içine bakıp “Seni bulduğum için çok şanslıyım oğlum”, dedim ve onu kucaklayarak yatağıma taşıdım. Her yerini öpüp okşadım, boynunu, göğüs uçlarını, göbeğini ve kasıklarını yalayıp emdim. 69 yaparken popusunun yanaklarını ayırdım ve o daracık tüylü deliğine dil atmaya başladım. “Sakalların gıdıklıyor”, dedi gülerek, “Ama çok hoşuma gidiyor…”.

Ben deliğini yalayıp emerken o da yapabildiği kadar gırtlağına almaya çalışıyordu. Ben deliğine hafifçe parmaklarımla masaj yaparken inliyordu ama deliği hala daracıktı. Bu sırada ilk postayı gırtlağa fışkırtmıştım ve Kadir her zamanki gibi yutmuştu. Hiç ara vermeden devam ettik. “Sikin inikken bile çok tatlı, sürekli zevk suyun akıyor”, diyordu iştahla yalayıp emmeye devam ederken. Deliği tertemizdi, sabun kokuyordu ve ben de yalamaktan çok keyif alıyordum. Bir ara Kadir’in taşaklarımı yaladığını hissediyordum ki yeniden sertleştim. “Hadi gel yanıma uzan”, dedim. Sırtını bana döndü, ben de sikimin başını biraz daha açılmış olan deliğinin dudaklarına sürtmeye başladım.

Başını geriye çevirerek benimle öpüşürken kalçalarını sikime doğru bastırıyordu. “Acele etme”, dedim, “Canın yanabilir”. Deliği zevk suyumla iyice kayganlaşmış, deliğinin dudakları sikimin başını öpermiş gibi ıslak sesler çıkartıyordu. Yerimde kim olsa o deliğe aniden ve sertçe girmeye çalışırdı ama yapmadım. Prezervatif takmak için geri çekildiğimde yeniden beni emmek istedi. “Offf çok daha büyük görünüyor şu anda babacım, şu en sert halindeyken yalayıp emmek çok güzel”, dediyse de bu defa izin vermedim. Prezervatifi takarken, “Biliyorum vakti geldi. Artık tamamen senin olmak istiyorum, canım yansa da sakın durma”, dedi.

Sikimin başını deliğinin dudakları arasına iterken canı yanıyormuş gibi inledi. “Beni içinde istiyor musun?”, diye sordum, “Gerçekten bunu yapmamı istiyor musun?”. İnleyerek “evet” dedi. Bu sırada o dar delik sikimin başını yutmaya başlamıştı. Artık kasmıyordu kendini, nefes alış verişi değişmiş ve tüm vücudu hafifçe terle nemlenmişti. Elimi tutup ağzına götürdü, baş parmağımı ağzına alıp emerken inliyordu. Sadece sikimin başıyla sikiyordum deliğini ve korkunç zevk aldığını hissediyordum. Bu şekilde kendimi tutabildiğim kadar tuttum ama deliğinin dudakları kasıldıkça içgüdüsel olarak boşalmak istiyordum. Daha fazla dayanamayacağımı söyleyince birden doğrulup prezervatifimi çıkartarak emmeye başladı. Öyle çok boşaldım ki sikim ağzından dışarı fırladığında hala sperm akıyordu deliğinden.

Sabah duşa beraber girip suyun altında doya doya seviştik. Birbirimizi sabunlayıp durularken sürekli öpüşüyorduk. Daha sonra kahvaltı etmek için dışarıda güzel bir kafeye gittik. Bana “Seni yeterince mutlu edebiliyor muyum babacım?”, diye sordu. Ben de fazlasıyla zevk aldığımı söyledim. “Sana söz veriyorum çok yakında deliğim alışınca o kocaman sikinin tamamını içime alacağım”, dedi. Beraber alışveriş yapıp eve döndük. Müzik dinleyip sohbet ettikten sonra öğle yemeğini hazırladık. Yemekten sonra ona kütüphaneden seçtiği bir kitabı okurken, Kadir de başı kucağımda sikimi usulca emmeye devam ediyordu. Koklayarak penisimin her yerini yalıyor, dili sikimin damarları boyunca bir aşağı bir yukarı geziniyordu. Taşaklarımı tek tek ağzına alarak dilinin üzerinde tartıyor, “Bunlar hala çok dolu”, diyordu.

Gitmeden önce beni bir kez daha boşaltmayı ihmal etmemişti. Ben de onu sırt üstü yatırarak deliğini, taşaklarını ve sikini yalayarak, öperek ve okşayarak getirdim. Bütün vücudunu öpmeye, dilimle her yerinin tadına bakmaya doyamıyordum. Boşaldıktan sonra kollarımda uyuyakaldığında bile eli hala sikimi tutuyordu. Usulca gözlerinden öperek uyandırdım ve onun için bir taksi çağırdım. Taksiye bindikten on dakika sonra telefonuma bir mesaj attı: “Seni şimdiden özledim babacım. Kalbim, götüm, sikim, her şeyim sana ait kalacak sonsuza dek. Otuzbir çektiğimde spermlerimi bekaretini aldığın deliğime süreceğim ve seni düşüneceğim. Deliğim her zaman yumuşacık, tertemiz ve daracık olacak senin için. Dilini hala içimde hissedebiliyorum. Ama sen sakın otuzbir çekme babacım çünkü boşa akmasını istemiyorum. Bana söz ver.” Söz veriyorum dediysem de sözümü tutamayacağımı biliyordum.

O hafta bana attığı bir mesajda; “Sonsuza dek hep beraber olalım. Günün birinde yurt dışında evlenebilirim bile seninle. Sen yaşlandığında da bakarım sana. Spermlerini doya doya içmek istiyorum her zaman, onları deliğime de boşaltmanı istiyorum bir dahaki sefer prezervatifsiz yapar mıyız?”, diyordu. Ona korunmasız seksin çok riskli olduğunu söylediğimde, “Sadece benimle mi seks yapıyorsun?”, diye sordu. “Tabi ki”, dedim. Beni kıskandığını söylüyordu, başka birileriyle de yaparsam benimle bir daha asla görüşmeyeceğini söylüyordu. “Sakin ol”, diye yazdım, “Senden başka hiç kimse yok. İstersen çat kapı gelebilirsin evime, senden gizli bir şey yapmıyorum”, dedim. “Eğer sana yetmiyorsam, seni doyuramıyorsam başka birileriyle de yaparsan bana söyleme”, dediğinde çok yoğun olduğumu söyleyerek konuyu kapattım. Bu tür konuşmalardan hoşlanmıyordum.

İki gün sonra akşam eve döndüğümde sürpriz bir şekilde Kadir’i evimin kapısında beklerken buldum, evi biraz uzakta olduğu halde gelmişti. İçeri girer girmez pantolonumu indirip önümde diz çöktü ve iştahla emmeye koyuldu. Ona “hayır” diyemiyordum. Sikim kasılarak ağzında patlayana kadar emdi. Beraber duşa girdik ve sonra da yatağa girdik. “Kucağında hoplamak istiyorum sen içimdeyken”, dedi. Canının yanacağını söylediysem de dinlemedi beni. Az sonra üzerimde hopluyordu ve deliği bu kez rahatlıkla alıyordu sikimi. “Kadir prezervatifsiz yapmayalım”, dedim, birden hırsla sikimi taşaklarıma kadar içine aldı. Yüzündeki ifadeden canının çok yandığını anlamıştım. İçine boşalmayı her ne kadar çok istesem de çıktım içinden. “Beni istemiyor musun?”, diye soruyordu. Sarıldım, kafasını göğsüme bastırıp “Tamam, yeter artık böyle saçma şeyler konuşma”, dedim. Biraz sakinleştiken sonra “Baban merak edecek, sorun çıkmasın…”, dedim. Birden yataktan kalktı, hızla üstünü giyindi ve hiçbir şey söylemeden çıkıp gitti. Durumu büyütmemek için mesaj atmadım ama o da mesaj atmıyordu.

Birkaç gün hiç mesajlaşmadık. Sandviç dükkanına gittiğimde orada da yoktu. Babasına çaktırmadan sormak istedim, hasta olduğu için işe gelmediğini duymak bile yeterli olurdu ama soramadım. İşler de yoğundu ama sürekli aklımdaydı Kadir. Sonunda dayanamayıp mesaj attım: “Sürekli seni düşünüyorum oğlum. Söyle bakalım canın hiç çekmiyor mu babanın tatlı sütünü? Beni cezalandırıyor musun yoksa?… Kadir ben de seninle bir geleceği paylaşmak istiyorum, ben yaşlanırken senin büyüyüp yakışıklı, iyi eğitimli bir adam olduğunu görmek istiyorum. Eğer seni kırdıysam özür dilerim. Seni her geçen gün daha çok seveceğime de söz veriyorum. Eğer ileride evlenmek istersen benimle evleniriz de. Beni kıskanmana gerek yok, inan senden başkasını istemiyor canım.”

Birkaç saat mesaj gelmeyince yeniden bir mesaj attım. “Gel bu akşam, sana söz istediğin gibi yapacağım, bak baba sözü veriyorum, nasıl istersen öyle yapacağız tamam mı? Ama oturup konuşacağız öncelikle adam gibi.” Yine cevap yoktu. O cevap vermedikçe beraber yaptıklarımız gözümün önüne geliyor ve tıpkı bir uyuşturucu bağımlısı gibi onu istiyordum. Daha azdırıcı bir mesaj atmaya karar verdim: “Şu anda popunu yüzümde hissetmek istiyorum bebeğim. O nefis deliğinin tadına bakarken sen de dibine kadar boğazına alacaksın benimkini. Kollarımı bacaklarının altına hapsederek beni yatağa sabitleyeceksin. İstersen ısırabilirsin de beimi bana kızdıysan. Hiç sperm gelmeyene kadar boşalmak istiyorum o gırtlağına defalarca. Sen doyana kadar deliğini yalayıp emeceğim ve prezervatifsiz sikeceğim o deliği.” Birkaç saat sonra bana şöyle bir mesaj geldi.”Seninle bir geleceğimiz olacağına inanmıyorum artık üzgünüm. Bir daha mesaj atmazsan iyi olur. Şu anda tatilde kuzenimin yanındayım ve o sürekli telefonumu kurcalıyor.”…

Attığı son mesaj beni kendime getirir gibi olmuştu. Kendimden yaşça bu kadar küçük ve üstelik deneyimsiz biriyle ne olmasını umuyordum ki. Eninde sonunda bana olan ilgisini kaybedecek ve yeni arayışlara girecekti… Böyle düşünürken bir mesaj düştü whatsapp’a. Bir video yollamıştı. Videoda sürekli “Babacım, lütfen beni affet babacım”, diye inleyerek sırt üstü uzandığı banyoda deliğini parmaklıyor, otuzbir çekip boşalıyor, daha sonra da avucundan spermlerini yalıyordu. Cevap yazmayabilirdim ama durumu derinleştirmeye gerek yoktu. “Videonu izledim oğlum. Çok seksisin. Keşke ben besleseydim seni babanın tatlı sütüyle”, diye mesaj attım. Evde yalnız olduğu için video çekebildiğini, banyoda da çok uzun kaldığını söyleyerek artık mesaj atamayacağını söyledi. Sorun yoktu. O hafta videoyu defalarca izleyip boşaldığımı söylememe heralde gerek yoktur.

Tatilden ne zaman döneceğini bilmiyordum ama onunla buluşmayı iple çeker hale gelmiştim. Haftasonunda döneceğini ama görüşemeyeceğimizi söyledi. Babasına yardım etmesi gerekiyordu. Ben de dayanamayıp onu görmek için dükkana uğradım, her zamanki gibi sıcak davranıyordu. Onu tutup öpmek, orada bir masaya yatırıp etraftan izleyenleri hiç umursamadan sikmeyi hayal ediyordum. Bir sandviç ve kahve söyledim ama onları bitiremeden ayrılmam gerekti çünkü ona her baktığımda tahrik oluyordum. Babasının durumu anlamasından da korkarak, elimdeki poşetle önümdeki kabarıklığı gizleyerek ofise dönüp otuzbir çektim tuvalette. “Sandviç kötü müydü diye soruyor babam”, diye mesaj geldi, espiri yapıyordu. “Hayır ama ben çok fenaydım, üzgünüm ama az önce şampanyayı patlattım tuvalette oğlum”, diye cevap verdim. “Yaaa hayır yapma bir daha, söz veriyorum bu akşam sana uğrayıp o şampanyayı içimde patlatacağım”, dedi.

Birbirimizi öylesine özlemiştik ki deliler gibi seviştik hiç durmadan yaklaşık 3 saat kadar. Beraber yaptığımız en güzel ve doyurucu seksti. Boynunu yalayıp emerek morattığımın bile farkında değildim. “Olsun, kız arkadaşım yaptı”, derim diyordu gülümseyerek. Omuzlarını öperek içinde gidip geliyor, zaman zaman dudaklarına yapışıyordum. “İçimde o kocaman sikinin damarlarını hissediyorum”, diyordu inleyerek. Prezervatif kullanmamıştık. Başını çevirerek dudaklarımı ısırıyor, dilimin ucunu ağzının içine alıp emiyordu, bir yandan da deliği sanki aynı şeyi sikime yapıyordu. Sonunda terden sırılsıklam olmuştuk ikimiz de ve ben üç defa boşalmıştım. Bu defa ağzını değil sadece deliğini doldurmuştum spermle. Son kez boşaldığımda penisimden zevk suyu geliyordu sadece. “Harikasın”, dedim. “Sen de öyle babacım”, dedi ben hala içindeyken. Duşa girdik, giderken ona “Bana bir daha sakın böyle cevap yazmamazlık etme”, dedim. Ben konuşacağımızı da düşünürken sadece seks yapmıştık. Ama konuşmamız da gerekiyordu.

Onu birkaç gün sonra sinemaya davet ettim, sonra sakin bir kafeye gittik ve ona gelecekle ilgili endişelerimi anlattım. O da bana büyük ihtimalle yurt dışında okumaya gideceğini söyledi… Bunu duyduğuma hem şaşırdım, hem de onun adına sevindim. “Hiçbir şey sonsuza dek sürmüyor ne yazık ki Kadir”, dedim. Ondan beklenmeyecek kadar sakindi. “Özellikle bu tip ilişkiler…”, dedi. “Evet, özellikle de yaş farkının bu denli büyük olduğu ilişkiler…”, dedim. “Olsun, seninle yaptığım hiçbir şey için asla pişman değilim. Seni unutamayacağımı biliyorum. Ama merak etme gidene kadar daha neler neler yaparız”, dedi. O anda aslında anladım ki ikimiz de kendimizi kandırıyorduk. Bu ne aşktı, ne ilişkiydi. Sadece ve sadece seksti ve bundan başka hiçbir şey de değildi.

“Neler yapmak istiyorsun benimle? Hepsini yapalım”, dedim. Çok fazla porno izlediğini biliyordum ve bunların etkisi altındaydı. “Bir sabah kahvaltıda seni sütlü ballı gevreğimin içine sağıp yemek istiyorum spermlerini babacım”, dedi. “Tamam”, dedim sadece. “Küçük termosumdaki latteme boşalmanı ve gün boyunca seni düşündüğüm her an spermlerini yudumlamayı istiyorum”, dedi. “Tamam”, dedim, “Başka?” Bir süre düşündükten sonra, “Aslında en güzeli sıcak sıcak yutmak”, dedi. Az sonra mekanın tuvaletinde tam olarak bunu yapıyordu. Ben saçlarını ve yanaklarını okşuyordum, o da günlük vitamin ihtiyacını karşılarken (!) gözlerimin içine bakıyordu ve artık tek düşündüğüm şey onun bir gün gideceği ve benim o anda boşalıp rahatlamak isteyişimdi.

Evimde kaldığı bir başka akşam bana pesto soslu makarna yapmıştı. Yemekten sonra bulaşıkları yıkamak istediğinde ona hayır demedim. Bu arada telefonunu oturma odasında koltuğun üzerinde bırakmıştı ve telefonun ekranı sürekli yanıp sönüyordu. Telefonu elime almadım çünkü kimsenin telefonunu kurcalamak huyum değildir ama ekranda gelen bildirimler de görünüyordu. Bunları kapatmamış olması da muhtemelen nasıl yapılacağını bilmiyor olmasındandı. Sadece sesi kısıktı telefonunun ve düşen mesajlar herkesin yaygın kullandığı eşcinsel aplikasyonlardan birinden geliyordu. Konusunu bile etmedim. Tahmin ettiğim gibi yeni arayışlar içindeydi doğal olarak yaşı gereği. Bulaşıkları bitirip koltukta yanıma uzandığında sevişmeye kaldığımız yerden devam ettik. Sadece keyif almaya odaklanmıştım.

Onu koltuğa yüz üstü uzattım ve o yuvarlak poposunu havaya kaldırıp bir prezervatif takıp sikmeye başladım. Oldukça derin giriyordum ve boşalmaya yakın çıkarıp prezervatifi sıyırıp doğruca çok sevdiği gibi ağzına verdim. Parmak uçları göğüs kıllarımda daireler çizerken dili sikimin başının etrafında tur atıyordu. Bir anda boşaldım ama her şeye rağmen nedense öyle çok zevk almadığımı düşündüm. Çünkü sıradanlaşmıştı benim için. Kadir’i artık o ilk gördüğüm günkü gibi göremiyordum. Sadece beraber seks yaptığım biriydi kadar. Tabi ki hala onu çıplak gördüğümde anında ereksiyon oluyordum ama o ilk günkü heyecan yoktu artık. Bana “babacım” dediğinde de hiçbir heyecan duymuyordum. Bazı zamanlar bana attığı videoları bir ya da iki kez izledikten sonra telefonumdan siliyordum. Birkaç ay sonra bana yurt dışına gidişinin kesinleştiğini haber verdi. Hiçbir şey hissetmedim diyebilirim.

Gittiğinde bana mesaj bile atmadı. Ben de atmadım açıkçası. Çünkü zaten bunu konuşmuştuk. O gittiğinde otomatik olarak aramızdaki her neyse “bitecekti”… Kadir’i birkaç yıl sonra yaz tatilinde babasının dükkanında gördüğümde beni tanımamazlıktan gelmişti. Belki de kendince haklıydı. Ne de olsa yanımda “bir başka Kadir” vardı artık. Gözlerimin içine bakarken beni şiddetle arzulayan, hiçbir deneyimi olmayan ve tamamen kontrolü bana bırakmış, meraklı, kumral ve ela gözlü bir başka genç. Onun yokluğunda tanıştığım onlarca Kadir’den biriydi… Onun gibi ben de akışına bırakmıştım. Gençlerden hoşlanıyordum sonuçta ve bu sonsuza kadar filan sürmek zorunda değildi. Gerçekçi olmaktan memnundum, muhtemelen Kadir de öyleydi. Kaçamak bir bakış attık birbirimize sadece. Aklından neler geçtiğini bilmiyorum ama benim aklımdan geçenler işte tüm bu anlattıklarımdı. Birkaç saniye sürdü. Sonra “yeni” küçük sevgilimin dudaklarının kenarında kalan susam tanesine odaklandım. “Sandviç nasıl olmuş?”, diye sordum ona, “Beğenmediysen bir dahaki sefere başka bir yere gideriz.”

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir