Aile Hayatım 1. Bölüm

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Aile Hayatım 1. Bölüm
1.Bölüm
Merhabalar benim Adım Ali, şu anda 36 yaşındayım, anlatacağım olaylar yirmili yaşlarımın başında yaşanmaya başlamıştı.
Anadolu’nun küçük bir şehrinde yaşamaktayım. Rahmetli babam Selim, çok varlıklı biri olmasa da ailesinden kalan birkaç arsayı iyi değerlendirmiş ve yaşadığımız apartmanı yaptırmıştı. Dediğim gibi çok varlıklı olmadığımız için babam, annem hatta yaşımın küçük olmasına rağmen ben bu binanın yapımında ustalar ile beraber çalışmış, bütçemizin yeteceği şekilde bir bina yaptırmıştık. O zamanlar daha ilkokula gittiğimden inşaata çalışmak bana oyun gibi geliyordu, tabi ki ağır işler yapmıyordum, basit getir götür işleri, temizlik vs.
Binamız dört katlı ve her katında ikişer daire vardı. Giriş katında ise cadde üstü olduğundan dükkân vardı ve babam bu dükkânı kendi kullanıyordu. Kendisi beyaz eşya tamircisiydi.
Binamızın en üst katında biz yaşıyorduk. Babam kendi binamız olduğu ve bizimde içinde yaşadığımız için kiracıları özenle seçmeye çalışmış, hatta birkaç daire uzun süre uygun birilerini bulamadığımız için boş kalmıştı. Özellikle bizim dairemizle aynı katta olan daire. O zaman yanımda konuşulanlardan duyduklarıma göre babam 3-5 milyon (evet 6 sıfırlı dönemler) fazla gelirimiz olacak diye ne indiği belirsiz kişileri evime sokmam diyordu. Aradan geçen 1-2 seneden sonra teyzem ve iki kızı bizim karşı daireye taşınmıştı.
Fatma Teyzem annemden 5 yaş küçüktü ve iki kızı vardı. Kuzenlerimden büyük olan Ayşe Ablam benden 4 yaş büyüktü ve bize taşındıklarında liseye gidiyordu. Küçük kuzenimin adı ise Gizem’di. Gizem ise benden 2 yaş küçüktü ve taşındıklarında 5. Sınıfa gidiyordu. Annemin büyük kardeş olmasına rağmen teyzemin benden büyük bir çocuğu vardı ve bunun sebebi zamanında kocasına küçük yaşta kaçmasıymış. Eniştemin çarşıda bir dükkânı varmış ve bir gün çarşıda teyzemi görmüş, ona musallat olmuş, allem etmiş kallem etmiş Teyzemin gönlünü çalmış. Dedemler teyzemin yaşı küçük olduğu için teyzemin evlenmesine karşı çıkmışlar ancak teyzem eniştem ile evlenmeyi kafasına koymuş ve kaçmış. Bu yüzde dedemlerle arası açılmıştı. Her ne kadar tamamen küs olmasalar da aralarında bir soğukluk oluşmuş ve anca bayramdan bayrama görüşmüşler. Ardan geçen yıllardan sonra Eniştemin işleri kötüleşmiş ve Avrupa’ya geçi bir süre çalışıp para biriktirip geri dönme umutları ile çalışmaya gitmiş. İlk bir iki sene bol bol gönderdiği paralar zamanlar düzensizleşmiş ve devamında hiç göndermemeye başlamış. İşte hal böyleyken rahmetli babam annemden kardeşinin durumunu öğrenmiş ve bizim karşı daireye taşınmalarını sağlamış. Bu sayede hem annemin gönlünü bir kez daha kazanmış, hem karşı dairemize tanımadığımız insanların gelmemesini sağlamış hem de eşinin kardeşini yani baldızını açta açıkta bırakmamıştı. Tabi ki ben henüz ortaokula giderken gelişen bu olayları o zamanki aklımla kavrayamasam da yaşım ilerledikçe gerek benimle gerekse kendi aralarında yaptıkları konuşmalardan bütün detaylara zamanla hakim oldum.
Ben ilkokulu bitirdiğimde meslek lisesinin elektrik bölümüne gittim, boş zamanlarımda babama dükkânda yardım ediyor, kendi harçlığımı kendim kazanıyordum. Normalde dükkânda babam ve bir çırağı Rıza abi çalışıyordu. Çok büyük işler yapmasalar da çevre mahalleli ve esnafın arızalı ufak elektrikli aletlerini tamir ediyorlar deyim yerindeyse çorba paralarını çıkartıyorlardı. Dükkâna gide gele zaten babamın kazandığı paranın büyük bir kısmını Rıza Abi’ye maaş olarak verdiğini ve kalan para ile dükkânın masraflarını karşıladığını fark etmiştim. Babamla bu konuyu konuştuğumuzda kiraların bizim geçimimize fazlası ile yettiğini, dükkânı sadece evde canı sıkılmasın diye hobi amaçlı kullandığını öğrenmiştim.
Zamanla yaşım biraz daha büyüdüğümde dükkâna daha çok yardım eder olmuştum buda babamın işlerini daha fazla büyütmesine vesile olmuştu. Artık kabul etmediği büyük işleri alıyor ve uzun süreler dükkânda olmuyorlardı. Benim okulum henüz bitmediğinden bende bütün vaktimi dükkânda geçiremiyordum. Gündüz vakitleri dükkânın kapalı kalmasını istemeyen babam ,teyzemin büyük kızı Ayşe Abla’mı dükkânda sekreter gibi çalışması için işe almıştı. Samimiyetimizden dolayı ben kendisine sadece abla, kardeşi Gizem de bana sadece abi diyordu. Ablam bu sürede liseyi bitirmiş evlenmeyi bekleyen tipik Türk kızı olarak evde boş boş oturuyordu. Babamın bu teklifi onu çok mutlu etmişti hem evde sıkılmayacak hem de aile ekonomilerine katkı sağlayacaktı. Zira eniştemden artık ne para ne haber gelir olmuştu. Hatta zamanla evde unutulmuş, adı anılmaz, anlatılan eski hatıralarda onunla olan kısımlar anlatılmaz olmuştu. Babam teyzemlere ekonomik olarak sadece kalacak bir ev değil aynı zaman da annem üzerinden verdiği paralar ile bütün geçimlerini sağlamıştı. Ablamın dükkânda yaptığı iş son derece basitti. Bizler yokken telefonlara bakmak ya da doğrudan gelen müşteriler ile ilgilenmek, temizlik yapmak biz varken bunlara ek olarak bizlere çay kahve yapmasıydı. Aradan geçen 1 senin sonunda kısıtlı çevrelerinde daha düzgün adaylar olmadığı için babamın çırağı Rıza Abi ve Ablam birbirinden hoşlanmışlar ve sevgili olmuşlardı. Başta bu durumu bir tek ben biliyorken zamanla aile büyüklerine de konuyu açıklamışlar ve 3-4 ay sonra da benim liseden mezun olduğum yaz düğünlerini yapmışlardı. İşlerde bu düğün ile garipleşmeye başlamıştı.
Tabi ki düğün masraflarının çoğunu hem kız tarafı hem erkek tarafı olmasından dolayı yine babam üstlenmişti ve bütün düğün hazırlıkları sürecinde ne ablamın ne de teyzemlerin bir istediğini iki etmemiş hatta çoğu şeyi onlar istemeden hazır etmişti. Ablamlar Rıza Abi’nin isteği ile dükkâna yakın bir yerde müstakil, iki katlı bir ev tutmuşlardı Evin etrafında her cepheden yaklaşık 1-2 metre uzunluğunda basit bir bahçe ve bahçeyi çeviren taş duvarlar vardı. Bu yaşadığımız şehir için oldukça sıradan bir evdi ve komşu evlerin pek çoğu öyleydi. Düğüne kısa bir süre kala dükkânda otururken ablamların evi için yeni halılar gelmişti. Evde kimse oturmadığından teslimat adresi olarak dükkânı vermiştik. Ablamla halıları teslim aldık. Rıza Abi ve babam iş için dışarıdaydılar. Ablama sen dükkânda kal ben halıları eve taşıyıp gelirim bir ara siz yerleştirirsiniz dedim ve halıları, dükkânın pick-up aracına yükledim, 5 dakika sonra evdeydim. Halıları evin bahçesine taşıdıktan sonra evin dış kapısını açtım ve halıları hemen kapının iç tarafına koyup evden ayrılacaktım ki içeriden gelen inleme seslerini duydum. Rıza Abi eve kız atmış olmalıydı. Başta “Vay Çakal! yeni gelin getireceği eve gelin getirmeden başkasını sokmuş” diye düşündüm ancak sonradan bunu ablama yapmasını sindiremedim ve evin içindeki merdivenlerden sessizce yukarı kata çıktım ve seslerin geldiği odaya doğru gittim. Bir hışımla kapıyı açacakken şeytan önce izlememi sonra baskın yapmamı söyledi resmen ve zaten aralık olan oda kapısını biraz daha araladım ve gördüğüm manzara karşısında dona kaldım!

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir